Odev Arsivleri
Adaletsiz Bir Ortamı Aklının Yardımı Olmadan Düzeltmek İmkansızdır.

Buğra Yürekli

Odev-Arsivleri - | - Tr.gg - Sanal Egitim Yuvasi

Ali Kuscunun Hayati

Ali Kuşçu

Ali Kuşçu Semerkand'da doğmuştur. Türk bilim tarihindeki en büyük astronom ve matematik bilginlerinden birisidir. Türk astronomisine ve matematiğine bir çok katkısı vardır. Asıl ismi Ali Bin Muhammet'tir. Hangi tarihte doğduğu bilinmese de 15. yüzyılın ilk dörtte biri içerisinde doğduğu kabul edilmektedir. Babası Uluğ Bey'dir, Kuşçu lakabı da babasından gelir. Babasının kuşçu başısı idi. Batı ve Doğu Bilim dünyası onu 15. yüzyılda yetişen en büyük bilim alimi olarak tanır. Hatta müsteşrik W.  Barlhold, kendisini "On Beşinci Yüzyıl Batlamyos'u" olarak adlandırmıştır. Uluğ Bey'in Horasan ve Maveraünnehir hükümdarı olduğu sıralarda Semerkand'da ilk ve dini öğrenimini tamamlamıştır. Semerkand'da bulunduğu sıralarda Uluğ Bey de dahil olmak üzere, Kadızâde-i Rûmî (1337-1420) ve Gıyâsüddin Cemşid el-Kâşî (?-1429) gibi dönemin önemli bilim adamlarından matematik ve astronomi dersleri almıştır. Ali Kuşcu bu dönemde bir çılgınlık yaparak Uluğ Bey'den habersiz Kirman'a gitmiş ve orada yazdığı Hall el-Eşkâl el-Kamer adlı risalesi ile geri dönmüştür. Bu risaleyi Uluğ Bey'e hediye etmiştir. Ancak Uluğ Bey kendisinden habersiz Kirman'a giden Ali Kuşçuya çok kızgındır ama risaleyi okuyunca kendisini tebrik eder. Semerkand gözlem evinin müdürü Kadızâde-i Rûmî'nin ölümü üzerine gözlem evinin müdürü olarak kendisi başa gelir. Daha sonra Uluğ Bey Zîci'nin tamamlanmasına yardımcı olmuştur. Uluğ Bey vefat ettikten sonra Ali Kuşçu Semerkand'dan ayrılmış ve Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yanına gitmiştir.

Ali Kuşçu'nun Nasirüddün Tusi'nin Tecrid-ül Kelam adlı eserine yazdığı şerh yani yorumu ne kadar iyi bir bilim adamı olduğunu gösteren en önemli kanıtlardan bir tanesidir.

Fatih bir kültür merkezi oluşturmak ister, ancak bir kültür merkezinin oluşabilmesi için bilim adamlarını bir araya toplaması gerekir, bunun için Ali Kuşçuyu İstanbul'a davet eder. Bunun üzerine oda Tebriz'e dönerek elçilik görevini tamamlar ve tekrar İstanbul'a geri döner. İstanbul'da kendisi için özel bir karşılama töreni hazırlanır. Karşılayanlar arasında dönemin ulemâsı İstanbul kadısı Hocazâde Müslihü'd-Din Mustafa ve diğer bilim adamları da orada bulunmuştur. Şu anda Osmanlıda bilimin ilerlemediği söyleniyor ama aslında tam tersine o zaman Ali Kuşçuya ayda iki yüz altın maaş bağlanarak kendisine büyük imkanlar sunuluyor. Bu hakları sadece kendisine değil diğer bilim adamlarına sağlıyordu. Daha sonra kendisini Ayasofya'ya müderris olarak atıyorlar. Ali Kuşçu burada Fatih Külliyesi'nin programlarını hazırlamış, astronomi ve matematik dersleri vermiştir. Daha sonra İstanbul'un enlem ve boylamını ölçmüş ve çeşitli Güneş saatleri de yapmıştır. Kuşçu medreselerde matematik dersinin verilmesinde çok yardımı olmuştur. Verdiği derslerin çok iyi ve çok rağbet görmesi nedeniyle verdiği derleri önemli bilim adamları da izlemiştir.

Ali Kuşcunun astronomi ile ilgili en büyük eserlerinden biride Risale-i fi'l Hey'e (Astronomi Risalesi) dir. Matematik alanındaki diğer büyük eseri ise Risale-i Hisap (Aritmetik Risalesi) dir. Diğer büyük eserlerini şu şekilde sıralıya biliriz ; Risale-i Muhammediye (Cebir ve Hesap konularından bahseder), Tecrid'ül Kelam (Sözün Tecridi), Risale-i Adudiye, Unkud-üz zvehir fi Man-ül Cevahir (Mücevherlerin Dizilmesinde Görülen Salkım) dir.

Ali Kuşçu'nun matematik ve astronomi alanında yazmış olduğu iki büyük eseri vardır. Bunlardan ilki Otlukbeli savaşından sonra bitirilip Fatihe sunulan Fethiye adlı eseridir. Bu eser üç ayrı bölümden oluşmaktadır. Bu eserin ilk bölümünde gezegenlerin küreleri ve gezegenlerin hareketlerinden bahsedilmektedir. İkinci bölümde ise yerin şekli ve yedi iklim hakkındadır. Son bölümde ise yere ilişkin ölçüleri ve gezegenlerin uzaklıklarını vermektedir. Ali Kuşçunun matematik alanında yapmış oldu en büyük eser Fatih'in adına atfen Muhammediye adını verdiği kitaptır. Bu büyük astronom ve matematikçi 16 Aralık 1474 (h. 7 Şaban 879) tarihinde İstanbul'da ölmüştür, mezarı Eyüp Sultan Türbesi hareminde bulunmaktadır.


Radyo Dinle

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=